Blog, Fetvalar

Cemaatle namaz kılarken kadınlar ve erkeklerin yan yana saf tutması caiz midir?

Biliyorsunuz Ramazan ayındayız. Bu mübarek ayda Üsküdar Valide-i Cedid Camii süsleniyor ve çocuklara özel bir çok etkinlik yapılıyor. Tabi bir hayli de kalabalık oluyor. Son günlerde Valide-i Cedid Camiinde kadınlar ve erkeklerin teravih namazını yan yana kılmak durumunda kalmasıyla beraber müslümanlar üzerinde yoğun bir tartışma durumu oldu. Peki böyle bir durumda ne yapılmalıydı?

Cemaatle namaz kılınırken, imamın arkasında önce erkekler, sonra erkek çocuklar, sonra da kadınlar saf tutarlar. Bu düzen Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafından öğretilmiştir (Müslim, Salât, 132 [440]; Ebû Dâvûd, Salât, 98 [678]; Nesâî, İmâmet, 33[820]; İbn Mâce, İkâmetu’s-salavât, 52 [1000]). Söz konusu sıranın erkeklerle kadınlar arasında gözetilmesi farz, erkeklerle erkek çocuklar arasında gözetilmesi ise sünnettir (Merğinânî, el-Hidâye, 1/58; Kâsânî, Bedâî’, 1/159).
Cemaatle kılınan namazlarda erkeklerin, kadınlarla aynı hizada olmalarına “muhâzât-ı nisa” denir ki, kadının erkeklerle aynı safta yan yana veya erkeklerin önünde namaza durmasıdır. Cemaatle namazın erkek-kadın karışık olarak bu şekilde kılınması bütün mezheplere göre doğru görülmemiştir. Bununla birlikte söz konusu durumun erkeklerin namazına tesiri konusunda ihtilaf edilmiştir.
Hanefî mezhebine göre cemaatle kılınan namazda, bir kadın veya ergenlik çağına gelen ya da yaklaşan bir kız, bir erkeğin önünde veya yanında kılacak olursa, aralarında bir örtü ve benzeri bir engel veya bir adam boyu kadar yükseklik farkı bulunmazsa arkasındaki ve yanlarındaki erkeğin namazı sahih olmaz (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/573-574).
Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre kadınla erkeğin yan yana durup namaz kılması, iki tarafın da namazını bozmaz. Ancak bunda kerâhet vardır (Râfiî, el-‘Azîz, 2/174; İbn Kudâme, el-Muğnî, 2/179; Hattâb, Mevâhib, 2/435; Buhûtî, Keşşâf, 1/329-330; Cezîrî, el-Mezâhibü’l-erbe‘a, 1/268). Kâbe’de ise zaruretten dolayı bu kerâhet de kalkar. Çünkü kadın ve erkeklerin orada ayrı ayrı yerlerde durup namaz kılmaları oldukça zordur.
Bu durumda hac mevsiminde Hanefî mezhebine bağlı bulunan kadın ve erkekler ayrı ayrı yerlerde namaz kılma imkânı bulamadıkları takdirde, bu konuda sözü edilen içtihatlara uyarak namazlarını kılabilirler.

Valide-i Cedid özelinde:

Üsküdar camiileriyle ünlü bir semt. Valide-i Cedid’in çok yakınında Mihrimah Sultan Camii, Kaptanpaşa Camii, Gülfem Hatun Camii gibi birçok camii var. Valide-i Cedid Ramazan dışında bile oldukça kalabalık bir camiyken Ramazan günlerindeki kalabalık az çok tahmin ediliyor olmalı. Hanımlar, hanımlara ayrılan bölümden çıkmamış olsalardı, çıkmış olsalar bile erkek cemaatin bulunduğu bölgeye fazla yaklaşmamaya özen gösterselerdi çok daha evla olurdu. Erkekler ise hanımların çok yaklaştığını gördüklerinde başka camii seçeneklerini değerlendirselerdi çok daha evla olurdu. Çünkü Hanefi mezhebine göre kadın erkek yan yana kılınan namazlarda erkeğin namazı geçerli olmuyor.

Müslümanlar böyle bir durumda kalındığında erkeğin mi kadının mı camiden çıkması gerektiği konusunda ihtilaf etti. Hatta güldüren hadiseler yaşandı:

Kaynak: Din İşleri Yüksek Kurulu

Editör: Nurgül Zeynep Çelik