Blog, İslam İktisadı

FAİZSİZ BİR FİNANS SİSTEMİ KURMAK MÜMKÜN MÜ?


Tarih boyunca birçok medeniyette ticaretten kazanılan kar ahlaki ve meşru kabul edilmiştir. Bununla birlikte faizin gayr-i ahlaki ve gayrimeşru olduğu ise sürekli tartışılmıştır.

İnsan muhtaç bir varlıktır. Dolayısıyla yapacağı ticari, iktisadi işler için daima bir finansman açığı duyar ve bu doğaldır. Bu doğal açığı kapatmak için borç alır. Bu borç işlemi çoğu zaman faizli olmuştur. Ve günümüz bankacılığında işleyen durum da tam olarak budur. İnsanlar gibi devletler de borca ihtiyaç duyar. Ve ülkeler arası borçlanmalar da faizlidir. Bu faizle işleyen borçlanma mekanizmasının birçok sorun doğurduğu açıktır. Gerek insanlar üzerinde gerekse kamu üzerinde çokça yük bindiren bu faizden tarih boyunca bazı ideologlar, filozoflar da iyi bahsetmemişlerdir.

Eflatun, “İdeal toplumda faiz yasak olmalıdır” derken; Aristo, “Tiksinmeyi en çok hakeden faizciliktir” demiştir.

Para bir değişim aracıdır. Paradan para kazanmak çirkef karşılanmıştır. Biliyorsunuz ki faiz; karşılığı bulunmayan fazlalık olarak tanımlanır ve Yüce dinimiz İslamiyet’te de şiddetle yasaklanmıştır. Bakara suresinin 275. Ayetinde faiz yasaklanırken, Efendimizin (a.s) bazı hadislerinde de sadece faiz veren değil faiz alan da lanetlenmiştir.


Günümüz modern bankacılığının ilk örneği olarak 1587 yılında kurulan Banco di Rialto kabul edilmektedir. Özellikle ticaretin yoğun olduğu Venedik’te finansal işlemleri düzenlemek amacıyla oluşturulmuştu. Banco di Rialto, özel bir banka değil, devlet destekli bir kamu bankası olarak faaliyet gösteriyordu. Öte yandan Osmanlı topraklarında kurulan İstanbul Bankası (1847) ve Osmanlı Bankası (1856) da faiz prensipleriyle çalışıyordu. Osmanlı’da bankacılık geç gelişme göstermiştir çünkü ticari, sosyal ilişkiler ve yatırımlar uzun bir dönem çoğunlukla vakıflar üzerinden ilerlemiştir.


Modern İslami bankacılık çalışmalarına geldiğimizde ise 1940’ta Hindistan, 1950’de Pakistan, 1963’te Mısır’da öncü kurum ve kuruluşlarla karşılaşırız. Örneğin Mith Gharm Tasarruf Bankası adıyla Mısır’da kurulan finans kuruluşu, küçük ölçekli tasarruflardan makro ölçekte fayda elde etmeyi amaçlıyordu. Türkiye’de ise 1984’te AlBaraka Özel Finans Kurumu ve hemen ardından 1989’da Kuveyt Türk Özel Finans Kurumu kuruldu. Faizsizlik ilkesiyle Türkiye’de kurulan bu özel finans kurumları daha sonra Katılım Bankası adını aldı. Katılım Bankaları, cari hesaplar ve katılma hesapları yoluyla veya faizsiz bankacılık prensiplerine uygun bazı yöntemlerle fon topluyor ve bunu böylece kullanıyor. Katılım bankaları size faiz yoluyla kar taahhüt etmez. Kar – zarar ortaklığı üzerine kurulu finansal araçlara dayalı olarak çalışır.


Peki bütün bu bilgilere dayanarak faizsiz bir finans sistemini kurmak mümkün müdür?

Sonda söylemek yerine başta cevaplıyorum. Evet, faizsiz bir finans sistemi mümkündür. Fakat bunun için oldukça güçlü bir iradenin idaresi gerekir. Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamız bu konunun üzerine en çok eğilen ve bunun için ciddi bir çaba gösteren örnek ve öncü şahsiyetlerden biridir ve şöyle demiştir: “Faiz kaldırılmıştır” kararnamesinin mürekkebi 1 mg. bile tutacak değildir. Ancak bunun gerçekleşebilmesi için ilmi, siyasi ve disiplinli ciddi bir gayret gerekmektedir.


Bunun için konvansiyonel bankaların çalışma prensipleri ile katılım bankacılığının faizsiz prensiplerinin ne olduğunu bilecek, fayda ve zararlarını kıyaslayacak kadar bir finansal okuryazarlık gerekir. Makro düzeyde kalkınma odaklı ahlaki, adil bir ekonomik düzenin inşa edilmesi ve İslami finans kurumlarının dezavantajlı durumunu ortadan kaldıracak özel bir kanun çıkartılmalıdır. Ve elbette tüm bunlar için de gayretli, ilim ve hikmet sahibi, bilgili ve deneyimli inançlı insan kaynağı oluşturulmalıdır. Bütün bunlar bize gösteriyor ki İslami ilkelere dayalı bir finans sistemi mümkündür ve adil bir iktisadi düzenin anahtarıdır; ancak bunu başarabilmek, sadece bir irade meselesi değil, ilim, hikmet ve kararlılıkla yürütülmesi gereken bir meseledir. Özellikle, klasik bankacılık sistemi ile rekabet edebilecek güçlü ve yenilikçi faizsiz ilkelere dayalı İslami finansal araçların geliştirilmesi bu yüzden çok önemlidir.

Editör: Recep Çetin

KAYNAKÇA
KAPLAN, H.E. (2020). Islamic Financial Institutions in the World and Turkey. Journal of Emerging Economies and Policy, 5(1), 89-100
https://www.kuveytturk.com.tr/en/about-us/about-kuveyt-turk/kuveyt-turk-from-past-to-present?
https://www.researchgate.net/publication/370804186_Future_Projection_of_Islamic_Banking_in_Turkey_Dream_or_Utopia